21 Mayıs'a Doğru...

21 Mayıs... Çerkeslerin 1864'de uğradığı soykırım ve sürgününün yıl dönümü. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve Anayurtlarından koparıldı.

Tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Bu nedenle 21 Mayıs’lar, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. Direniştir, başkaldırıdır, diriliştir. Tüm zalimlere inat, Çerkesya'nın yeniden var olma mücadelesidir.

21 Mayıs’lar, halkımızın belleğine kazınan tüm bu acıları, savaşları insanlık dışı uygulamaları dünyaya haykırmak istediğimiz gündür.

21 Mayıs’lar dün, bugün, yarın perspektifinde ulusal-kültürel kimliğimizi yaşama ve yaşatma isteği ile geleceğe ışık tuttuğumuz günlerdir.

Bu inanç ve kararlılıkla Çerkes Soykırımı ve Sürgününü, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 20 Mayıs 2012 Pazar günü İstanbul/Beşiktaş'ta buluşuyoruz.

İnönü stadyumu karşısında Dolmabahçe Camii önünden yürüyüş korteji saat 15.30’da hareket edecek ve anma etkinliğinin yapılacağı Beşiktaş meydanına gelinecek, program saat: 16.00’da başlayacaktır.

Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günde beraber olmaya çağırıyoruz.

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU




Yeni Sitemiz: 21mayis.org

21 Mayıs Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'nı anlama, anlatma ve anma çalışmalarına yönelik bir arşiv oluşturmak amacıyla 21mayis.org sitesi hazırlanmıştır. Arşivin geliştirilmesi için her türlü katkınızı bekliyoruz.

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU



21 Mayıs 2011 Sürgün Anma Etkinlik Görüntüleri

1  2  3  4

Çerkes Sürgünü Anma

“KÜLLERİMİZDEN YENİDEN DOĞMAK ZORUNDAYIZ”

21 Mayıs 1864’de tarihin en trajik sürgününe maruz kalan, on binlercesi sürgün yollarında ölen Çerkes’lerin, her yıl düzenledikleri anma toplantısı, 21 Mayıs Cumartesi günü İstanbul Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda yapıldı.

Anma gününde konuşan Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Cihan Candemir, 21 Mayısları ağıt yakma günü olmaktan çıkartmak zorunda olduklarını vurgulayarak “tarihimizi doğru öğrenmek, bilinçlenmek, kültürümüzü ve dilimizi yaşatacak taleplerimizi dillendirmek, kısacası küllerimizden yeniden doğmak için değerlendirmek durumundayız” dedi.

Anma töreni, saat 19.30’da Akaretler’de bulunan ilk Çerkes Örnek Okulu’nun önünde başladı. Burada KAFFED adına bir basın açıklaması yapan tertip komitesi sözcüsü Sezai Babakuş, hazırlanan deklarasyonu okudu.“Türkiye'de yaşayan Çerkesler, yeryüzündeki tüm toplumlar gibi, kültürlerini yaşatmak ve kimliklerini korumak istemektedir” diye başlayan deklarasyonda şu taleplere yer verildi:

1. İnsana saygılı yeni bir anayasa hazırlanmalı:

Temel hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalı. Yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalı. İnsan hakları ile dil ve kültürel hakların geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası sözleşmeler hiç bir çekince konulmadan onaylanmalı ve uygulanmalıdır.

2. Kimlik ve kültürel haklar güvence altına alınmalı:

Çerkes kimliğinin ifadesi ve yaşatılmasına ilişkin her türlü engel ortadan kaldırılmalı, bir toplum ve kültür olarak Çerkeslerin varlığı kabul edilmelidir. Çerkesler, çocuklarına ve yaşadıkları yerleşim birimlerine istedikleri isimleri koyabilmeli, Çerkes köylerine eski isimleri verilmelidir. Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır.

3. Anadili eğitimi yaşama geçmeli:

Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Bu kapsamda ilk öğretimden itibaren Çerkesçe seçmeli dil dersleri yaşama geçirilmeli, ana okullarında ve derneklerde dil öğretiminin önünde engel olan tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar aracılığı ile dil kursları açılmalı, anadili öğretmenleri yetiştirilmeli, üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisans üstü programlar açılmalı, enstitüler kurulmalıdır.

4. Çerkesce TV ve radyo yayınları yapılmalı:

Münhasıran Çerkes dillerinde tam gün radyo ve televizyon yayını yapılmalı, Çerkesce yayın yapan özel basın/yayın organları desteklenmelidir.

5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşları desteklenmeli:

Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına destek sağlanmalıdır.

6. Dönüş hakkı tanınmalı:

21 Mayıs Çerkeslerin soykırım ve sürgününün simgesel tarihi olarak kabul edilmeli ve bu tarihsel gerçek tanınmalıdır. Çerkesler, anayurtlarından sürgün edilerek zorla çıkarıldıkları için, tarihsel olarak anayurtlarına dönüş hakkına sahiptir. Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşması yapılarak Türkiye Çerkeslerinin anayurtları ile olan bağları yasal olarak da sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönerek yerleşmek isteyenler için sosyal hakların transferi sağlanmalı, bunun için Rusya ile Türkiye arasında sosyal hakların transferi anlaşması yapılmalıdır.

7. Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri ile ilişkiler güçlendirilmeli:

Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin akrabalarının bulunduğu Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri, özellikle Adığey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmeli, Kuzey Kafkasya’ya yerleşen veya iş kuran vatandaşlarımız desteklenmeli, buradaki üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmelidir.

8. Abhazya ve Güney Osetya tanınmalı:

Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınmalı. Abhazya ve Güney Osetya'ya yönelik izolasyonlar kaldırılmalı. Eskiden var olan Trabzon-Sohum gemi seferleri acilen yeniden başlatılmalı ve İstanbul-Sohum uçak seferleri konmalı. Gürcistan'a yapılan askeri yardımlar durdurulmalı. Abhazya/Güney Osetya ve Türkiye’deki kurum ve kuruluşlar arasında ekonomik, kültürel ve eğitsel alanda işbirliği geliştirilmelidir.

“ÇERKES HALKI İSTEMEKTEN UTANIR”

Tören alanında konuşan KAFFED (Kafkas Dernekleri Federasyonu) Başkanı Cihan Candemir ise konuşmasına; “Dünyada tüm toplumlar, Güney Amerika’da İnka’ların nasıl yok edildiğini bilir. Amerika’da Kızılderililerin başına gelenleri bilir. Yahudi soykırımını bilir. Ama Çerkes toplumunun 147 yıl önce yaşadığı büyük trajediyi çok az kişi bilir” sözleriyle başladı.

Konuşmasında, Çerkeslerin, tarihlerini iyi bilmek ve öğrenmek zorunda olduklarına da dikkat çeken Cihan Candemir,“ Biz bundan sonra daha talepkar olacağız. Çerkes halkı istemekten utanır. Ama artık biz de var olmak için haklarımızı daha yüksek sesle dile getirmek zorundayız. Taleplerimizi dile getirirken de haklarımızı bilmek, onun için tarihimizi iyi okumak durumundayız. Çünkü haklarımızın kaynağı tarihimizdedir” şeklinde konuştu.

Sürgünden sonra, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Anadolu topraklarının verdiği tüm savaşlarda yer aldıklarını da hatırlatan Candemir, “Çerkes toplumu olarak, biz bu toprakların bedelini kanlarımızla ödedik, vatan yaptık. Kültürümüzü, dilimizi yitirmek pahasına bize biçilen görevleri yerine getirdik. Şimdi tarihi görevini yerine getirmiş vatandaşlar olarak haklarımızı istiyoruz. Tüm kültürleri güvence altına alan insan haklarına saygılı bir anayasa istiyoruz. Kimliklerin ve kültürel hakların tanınmasını istiyoruz. Anadili Öğrenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Çerkes’çe televizyon yayını istiyoruz. Kültürümüzü yaşatan derneklerimizin, örgütlerimizin desteklenmesini istiyoruz. Çifte vatandaşlık anlaşmasının yapılmasını istiyoruz. Kafkasya’daki kardeşlerimizle ilişkilerimizin geliştirilmesi için destek istiyoruz. Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığının tanınmasını istiyoruz. Bu isteklerimizin gerekçelerini tarihimizden alıyoruz” diyerek, deklarasyonu yeniden hatırlattı.

Anma etkinliğine katılan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal da anma gününe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Program, ‘Nart Ateşi’nin yakılması, şiirler, geleneksel ritüele uygun Abazaca ve Adigece konuşmaların yapılması ve dinletinin ardından, denize karanfiller atılması ile son buldu.


Çerkes Sürgünü Anma Çerkes Sürgünü Anma Çerkes Sürgünü Anma

Çerkes Sürgünü Anma Çerkes Sürgünü Anma